ortognatik cerrahi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ortognatik cerrahi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2016 Çarşamba

Renkli Dişteli - Braketler


Braketlerin çevresindeki rengarenk lastikler hiç de masum değiller! 


Bu yazımızda, metal braketler ile uygulanan rengarenk ve şirin görünen ya da  estetik braketlerle uygulanan ve nispeten şeffaf görünen elastik ligatürlerin ağız hijyenine olan kötü etkisinden bahsedeceğiz. Özellikle gençlerin talep ettiği renkli lastikler maalesef  masum değiller!


“Kendinden bağlanan braketler” başlığı altında braketlerin ve tellerin çalışma mekanizmasını anlatmıştık. Özetle, dişleri hareket ettiren tellerin, dişlerin üzerine yapıştırılan braketlerin içinde tutulma şekillerinin, çelik ligatür teliyle bağlama, elastik ligatürle bağlama ve kendinden bağlanan braketler üzerinde bulunan kapaklar ile bağlama olarak üç başlık altında incelendiğini söyleyebiliriz. Bu üç yöntem içinde en fazla sürtünme katsayısına sahip olan elastiklerle bağlama yönteminin, dişlerin daha yavaş hareket etmesine neden olduğunu bilmekteyiz. Bu dezavantajın dışında, elastik ligatürlerin ağız hijyenini kötü etkilediğine dair yayımlanmış çalışmalar da mevcuttur.


Resim 1: Kendinden bağlanan braketler model üzerinde (renkli dişteli)
Resim 1: Kendinden bağlanan braketler model üzerinde
Paslanmaz çelik ligatür model üzerinde (renkli diş teli)
Resim 2: Paslanmaz çelik ligatür model üzerinde



Elastik ligatürler model üzerinde (renkli diş teli)
Resim 3: Elastik ligatürler model üzerinde 

Ortodontik aygıtların ağıza yapıştırılmasından sonra, dişlerin üzerinde mikrobiyal dental plak birikmesi için bir çok yeni alanlar oluşmaktadır. Bu sebeple, ortodontik tedavi sırasında dişlerin üzerinde bulunan dental plak ve tükürük içinde, çürük yapıcı mikroorganizma, Streptococcus Mutans ve Laktobasili sayılarında artış olduğu bir çok araştırmacı tarafından tespit edilmiştir.(1-4) Ayrıca, dişeti iltihabına sebep olan dişeti patojenlerinde de artış gözlenmiştir.(5) Mikroorganizmaların bu artışı da dişeti hastlalıklarına, diş çürüğüne ve ağız kokusuna sebep olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı, biz ortodontistler hastalara dişlerini, dişetlerini ve braketlerini çok iyi fırçalamaları gerektiğini ısrarla söylemekteyiz. 

Başka bir ortodontist tarafından tedavi edilen bir hastanın ağız içi fotoğrafı. Geleneksel braketlerin çevresindeki sararmış elastik halkalar görülmektedir. Hatta kesici dişteki braketin çevresindeki lastik tam takılmamış durmaktadır!
(Resim 4: Başka bir ortodontist tarafından tedavi edilen bir hastanın ağız içi fotoğrafı. Geleneksel braketlerin çevresindeki sararmış elastik halkalar görülmektedir. Hatta kesici dişteki braketin çevresindeki lastik tam takılmamış durmaktadır!)


Ligatürleme yöntemlerinin ağız hijyenine etkisi bir çok makalede incelenmiştir. (1, 4, 6-8) Paslanmaz çelik ligatür telleri ile elastik ligatürlerin karşılaştırıldığı bir makalede, elastic ligatürlerin dişeti sağlığına daha fazla zarar verdiği tespit edilmiştir. (6)  Bazı çalışmalarda, mikrobiyal birikimin en çok elastik ligatürlerin kullanıldığı durumlarda görüldüğü bulunurken, en az da kendinden kapaklı braketlerin kullanıldığı durumlarda olduğu belirtilmiştir.(1,4,7) Bir başka çalışmada ise, bakteri birikimi açısından kendinden bağlanan braket ile tel ligatür arasında fark gözlenmemiştir. (8)
Kendinden bağlanan braketler ile elastik ligatür karşılaştırması. Fotoğrafın sol tarafındaki yan kesici dişteki geleneksel braketi ve elastik halkayı görmekteyiz.(4)
Resim  : Kendinden bağlanan braketler ile elastik ligatür karşılaştırması. Fotoğrafın sol tarafındaki yan kesici dişteki geleneksel braketi ve elastik halkayı görmekteyiz.(4) 



Sonuç olarak, renkli veya şeffaf elastik ligatürler braketlerin çevresinde daha fazla bakteri kolonizasyonuna sebep olmakta, bunun sonucu olarak da ortodontik tedavi sırasında braketlerin çevresinde beyaz lezyonlar, diş çürükleri, dişeti kanaması ve dişeti iltihabı gözlenme olasılığı çok artmaktadır. Bizim düşüncemiz de, araştırmacıların da tavsiye ettiği gibi, tellerin, braketlerin içinde tutulması için tel ligatür veya kendinden bağlanan braketlerin kullanılmasıdır.


1-Forsberg CM, Brattstro ̈m V, Malmberg E, Nord CE. Ligature wires and elastomeric rings: two methods of ligation, and their association with microbial colonization of streptococcus mutans and lactobacilli. Eur J Orthod 1991;13:416-20.          
2-Rosenbloom RG, Tinanoff N. Salivary streptococcus mutans levels in patients before, during, and after orthodontic treatment. Am J Orthod Dentofacial Orthop 1991;100:35-7.
3- Fournier A, Payant L, Bouclin R. Adherence of streptococcus mutans to orthodontic brackets.  Am J Orthod Dentofacial Orthop 1998;114:414-7.

4-Pellegrini P, Sauerwein R, Finlayson T, McLeod J, Covell DA Jr, Maier T, Machida CA. Plaque retention by self-ligating vs elastomeric orthodontic brackets: quantitative comparison of oral bacteria and detection with adenosine triphosphate-driven bioluminescence. Am J Orthod Dentofacial Orthop. Apr;135(4):426, 2009
5-Lundström F, Hamp SE, Nyman S. Systematic plaque control in children undergoing long-term orthodontic treatment. Eur J Orthod 1980;2:27-39.
6- Alves de Souza R1, Borges de Araújo Magnani MB, Nouer DF, Oliveira da Silva C, Klein MI, Sallum EA, Gonçalves RB. Periodontal and microbiologic evaluation of 2 methods of archwire ligation: ligature wires and elastomeric rings. Am J Orthod Dentofacial Orthop. Oct;134(4):506-12, 2008.
7-Hassan KS, Alagl AS, Ali I. Periodontal status following self-ligature versus archwire ligation techniques in orthodontically treated patients- Clinical, microbiological and biochemical evaluation. Orthodontic Waves 69, 164–170, 2010
8- Baka ZM, Basciftci FA, Arslan U. Effects of 2 bracket and ligation types on plaque retention: a quantitative microbiologic analysis with real-time polymerase chain reaction. Am J Orthod Dentofacial Orthop. Aug;144(2):260-7,  2013

8 Eylül 2015 Salı

Dünya Barış Günü' nden Arda Kalanlar

Dünya Barış Günü' nden Arda Kalanlar smile ifade simgesi

Dün sabah kliniğimize bir telefon geldi. Telefon açan kişi bisikletiyle dünya turuna çıkan ve şu sıralar Türkiye’ de bulunan Silvia Rodrigo’ ydu.


Görmekte olduğu ortodontik tedavisinin aksamaması ve sağlıklı bir şekilde devam etmesi için tedavisini yürüten doktoruyla görüşmüş. Doktoru da Türkiye’ de, tedavisinde kullanılan braket ve teller ile tedavi yapan bir klinikte ortodontik kontrollerini yaptırabileceğini aktarmış. Sylvia da bizim kliniğimize ulaşıp randevusunu almış.


Böylece hem Sylvia ile tanışma fırsatı yakaladık hem de ortodontik kontrollerini yaptık. Tedavisine devam ettik.


Sylvia’ yı seyahatinin diğer duraklarına doğru uğurladık, geriye de bu keyifli anların fotoğrafları kaldı. smile ifade simgesi
Ayrıca kendisini; evinden çok uzaklarda bile olsa ortodontik tedavisine devam ettiği, aksatmadığı için kutluyoruz.


15 Mayıs 2015 Cuma

AĞIZ SOLUNUMU

Ağız Solunumu

Çocuğunuz burnu yerine ağızdan mı nefes alıyor?
           
Vücudumuzun nefes alma organı burundur ve sağlıklı bireyler burundan nefes alır. Burun solunumu sırasında alınan hava, kılcal damarlar sayesinde nemlenir, uygun sıcaklığa gelir ve bu şekilde akciğerlere iletilir. Ayrıca, burnun içindeki küçük tüyler sayesinde havadaki tozlar ve mikroorganizmalar tutulur ve havadaki hastalık yapan etkenler filtrelenmiş olur.

Eğer burun çeşitli sebeplerle tıkalıysa, hasta kısmen veya tamamen ağızdan nefes almaya başlar. Burundan nefes alamama durumu, deviasyon denilen burnun içindeki kemik-kıkırdak eğriliği gibi anatomik anomalilere, yabancı bir cisimle tıkanmaya, burun konkalarının şişmesine, bademciklerin ve geniz etinin büyük oluşuna, alerjik hipertofik rinite, sinüzite ve kronik iltihaba bağlı burun mukozasının uzun süreli enflamasyonuna bağlı gelişebilir. Günümüzde hava kirliliğinin artması ve  çocukların daha fazla alerjenlere maruz kalmaları da ağız solunumuna sebep olmaktadır (1).



Ağızdan nefes almanın tehlikeleri nelerdir?

Ağızdan nefes almak sağlıklı olmayan bir solunum şeklidir. Ağızdan alınan hava herhangi bir filtreleme mekanizması olmadan doğrudan solunum yoluna aktarılır. Burundan alınan hava gibi yeterince ısınmaz ve nemlenmez. Boğaz kuruluğunun sebebi ağız solunumudur ve bademcik iltihabı ve faranjit gibi hastalıklara sebep olmaktadır. Bebeklerde ve çocuklarda meydana gelen orta kulak iltihabının en büyük sebebi de burun tıkanıklığıdır. Burun solunumu yapmayan ve nefes alabilmek için sürekli ağzını açık tutan çocuklarda, hava yolları da yeterince gelişememiştir. Uyku sırasında apne ve horlama sıklıkla görülmekte ve uyku kalitesi bozulmaktadır. Yalnızca geceleri salgılanan büyüme hormonunun da azalmasına bağlı olarak yeterli büyüyememe ve kilo alamama gibi sorunlarla da karşılaşılmaktadır. Dinlenmiş şekilde uyananamama ve gözlerinin altındaki kronik yorgunluk halkaları da tipik bulgulardır (1).




Ağızdan nefes almak dişleri etkiler mi?

Ağız solunumu yapmak baş boyun iskelet sistemini direk olarak etkilemektedir. Ağızdan başlayan değişiklik çeneleri, baş, boyun ve bel omurlarını ve dolayısıyla tüm vücudu kötü etkiler. Çünkü, bütün bu yapılar birbirleriyle bağlantılıdır.  Ağız solunumu yapan çocuklar daha rahat nefes alabilmek için başlarını öne doğru uzatırlar, öne doğru eğilirler ve başı geriye doğru yatırırlar. Bu da ön ve yan boyun kaslarının hiperaktivitesine, köprücük kemiklerinin  ve birinci kaburga kemiklerinin yükselmesine ve kambur duruşa sebep olur. Bu duruş şekli hyoid üstü kasların kısalmasına ve hyoid altı kasların uzamasına sebep olur. Ağız solunumu sonucu oluşan yüz tipine ''adenoid yüz tipi'' denmektedir. Nefes alabilmek için alt çeneyi ve dili aşağı doğru iten çocukta alt çene yeterince büyümez, arka dişler aşırı uzar, alt çene geriye ve aşağı doğru rotasyon yapar, üst ve alt ön dişler arasındaki açıklık artar, damak kubbesi derinleşir, Angle Sınıf II kapanışa meyil artar, alt yüz yüksekliği artar, yüz uzar ve gerilmiş yanaklar üst çeneye basınç yaparak üst çenenin yanlara doğru gelişememesine ve dar kalmasına sebep olur. (1,2,3,4,5) Ayrıca, ağzın sürekli açık kalmasına bağlı dişetlerinde kuruluk ve kırmızı görünüm mevcuttur.

Ağız solunumunda çocuklar üst dudak kaslarını kullanırlar.  Üst yan kesici dişlerin hizasında dudağı çepeçevre saran dudak kasının dudak birleşme noktasını aşağı doğru çekerler. Bu kas hareketi her gün 24 saat olduğu zaman üst dudağın tam ortasındaki filtrum bölgesi hareketsiz kalır. Yutkunma sırasında bu filtrum bölgesi aşağıya doğru hareket etmek yerine, ağzı kapatmak için alt dudak yukarıya hareket eder ve çene kasları kasılır (1).





Ağız solunumu hakkında bizim düşüncemiz nedir?

Yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı, ağız solunumunun erken ve doğru teşhisi çok önemlidir. Ailelerin,  çocuk diş hekimlerinin, ortodontiuzmanlarının, kulak burun boğaz ve çocuk doktorlarının bu şekilde burun solunumu yapan çocukları doğru şekilde teşhis etmesi ve çenesel yapı ile vücudun geri kalan organlarının bir bütün halinde olduğunu unutmadan birlikte tedavi etmesi gerekmektedir. Eğer burundaki tıkanıklık alerjik veya kronik rinit, sinüzit gibi ilhitabi bir durumdan kaynaklanıyorsa, öncelikle KBB uzmanı etkeni ortadan kaldırmalı, ağızdan soluma egzersizleri vermeli ve tedavinin devamı için bir ortodonti uzmanına yönlendirmelidir. Eğer bademcik ve geniz eti ameliyatı gerekiyorsa, bu cerrahi işlemin karışık dişlenme dönemindeyken yapılması, çocuğun tekrar normal büyüme paternine yaklaşması ve sağlıklı fiziksel ve psikolojik büyümesi için önem taşımaktadır.  

Ayrıntlı bilgi için https://www.ortodontist.net sitemizi ziyaret edebilirsiniz.


1- Patti, A. and D’Arc, G.P. ''Clinical Success in Early Orthodontic Treatment''. 1st Edition, Quintessence Publishing, New Malden, Surrey, 26-29, 2000.

2- Chung Leng Muñoz I, Beltri Orta P. ''Comparison of cephalometric patterns in mouth breathing and nose breathing children.''Int J Pediatr Otorhinolaryngol. Jul;78(7):1167-72, 2014.

3- Paiva Franco L., Quiroga Souki B., Pereira T.B.J., Meyge de Brito G., Gonçalves Becker H., and Pinto J.A. ''Is the growth pattern in mouth breathers comparable with the counterclockwise mandibular rotation of nasal breathers?'' A. J. Orthod. Dentofacial Orthop. 144: pp. 341-348, 2013.

4- Paul J,L , Nanda  R.,S. '' Effect of Mouth Breathing on Dental Occlusion'' The Angle Orthodontist Apr 1973, Vol. 43, No. 2 pp. 201-206, 1973.


5- Franco LP, Souki BQ, Cheib PL, Abrão M, Pereira TB, Becker HM, Pinto JA. ''Are distinct etiologies of upper airway obstruction in mouth-breathing children associated with different cephalometric patterns?'' Int J Pediatr Otorhinolaryngol. Feb;79(2):223-8, 2015.

15 Ocak 2015 Perşembe

Gülerken Üst Dişlerim Görünmüyor


Gülerken Üst Dişlerim Görünmüyor

‘’Gülerken üst dişlerim görünmüyor‘’ diyorsanız, üst dişlerinizin boyu kısa ve/veya konumu yanlış olabilir veya sorun üst çene kemiğinizin yanlış yerde olmasından kaynaklanabilir.

Ortodontik muayene sonucunda, sorunun kaynağı tespit edilir ve güzel bir gülümseme için nasıl bir yaklaşım gerektiğine karar verilir. Dişlerinizin veya çenelerinizin konumları değiştirilir, dişleriniz doğru yerine getirilebilir.

Ortodontik tedaviler uzun süren tedavilerdir. Ancak, kendi dişleriniz korunarak yapılan bir tedavi çeşidi olduğu için ön dişlerinize herhangi bir işlem yapılmadan önce ortodonti uzmanı tarafından muayene edilmenizi tavsiye ederiz.

27 Ekim 2014 Pazartesi



Çeneler Arası Lastik Kullanımı

Çeneler arası lastikler, ortodontik tedaviniz esnasında üst ve alt dişlerinizin birbirlerine olan konumlarının daha düzgün hale gelmesini ve dişlerinizin kapanışının daha iyi olmasını sağlar. 

Lastiklerin, ortodontistinizin söylediği şekil ve sürede kullanmanı çok önemlidir. Aksi taktirde tedavi istenildiği şekilde ilerlemez veya düzgün tamamlanamaz.


23 Ekim 2014 Perşembe

Eklem Splinti - Uyurken Dişlerinizi Sıkıyor Olabilirsiniz



Eklem Splinti


Dişlerinizi sıkıyor olabilirsiniz.


Sabah uyanıldığında karşılaşılan baş ve boyun bölgesindeki ağrıların birçok sebebi olabilir.


Sabah uyandığınızda baş ve boyun bölgenizde ağrılar varsa, geceleri dişlerinizi sıkıyor olabilirsiniz. 


Diş sıkma nedeniyle oluşan problemlerden eklem splinti sayesinde kurtulabileceğinizi biliyor muydunuz?



15 Temmuz 2014 Salı

ORTODONTİK TEDAVİ GÖRENLERE 10 TAVSİYE


1.          Randevularınıza düzenli gidin. Tedavinin gidişatını ve toplam süresini direkt etkiler.


2.          Braket ve tellerin çevresini temiz tutun. Yemek artıkları çürüğe, dişeti problemlerine ve ağız kokusuna yol açar.



3.          Sert gıdaları ısırarak kopartmayın. Sert gıdalar braket ve tellere zarar verir, kırılmasına veya yamulmasına yol açarlar.


4.          İçinde çekirdekleri olan gıdaların çekirdeklerini dişlerinizle çıkartmayın.


5.          Sakız, jelibon ve benzeri yapışkanlı gıdalar tellere ve braketlere yapışır ve temizliği zorlaştırır. Ayrıca sakız çiğnemek siz farketmeden tellerin yamulmasına yol açtığı için dişlerin yanlış yere hareket etmesine sebep olur ve tedavi süresini uzatır. Solda ortodontik tel, sağda ise yamulmuş tel görülmektedir.


6.          Asitli ve şekerli içeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.  Çürük riskini arttırırlar.


7.          Ortodontik apareyleri ve lastikleri hekiminizin belirttiği şekilde ve sürede uygulayın.


8.          Ağız içi takıp çıkarılan apareyleriniz varsa, her kullanımdan önce sonra sıvı sabun ile güzelce fırçalayınız. 


9.          Ortodonti randevularınız sırasında dişlerinize kuvvet uygulandığı için ilk birkaç gün ağrı ve hassasiyet hissetmeniz normaldir. Mümkün olduğunca ılık ve sert olmayan gıdalar tüketiniz.


10.          Ortodontik braket veya tellerinizde kopma veya kırılma olursa, mutlaka randevunuzdan önce  ortodontistinize haber veriniz ve kırılan parçayı yanınızda getiriniz.



7 Temmuz 2014 Pazartesi

ORTOGNATİK CERRAHİ - I

Ortognati kelimesi ortodonti ve çene anlamına gelen gnati kelimelerinin birleşimi ile oluşmuş bir kelimedir. Yani ortognatik cerrahi tedavisi genel olarak ortodontiyi ve çene cerrahisini kapsamaktadır.

Ortodontik tedavi sırasında dişler bulundukları çenelerin kemik kaideleri içinde hareket ettirililebilirler. Dişleri ancak etrafını saran kemik yapı içinde ile hareket ettirmek mümkündür. Dişleri kemik dışına taşımak ise dişeti problemlerine ve dişin sağlığının kötü etkilenmesine sebep olmaktadır. Büyüme çağındaki bireylerde çene ortopedisi ile dişleri ve kemik yapıları belli sınırlar içinde doğru konumlarına almak mümkün iken, erişkin hastalarda dişlerin alt yapısını oluşturan kemik yapıdan kaynaklanan sorunların tedavisi yalnızca ortodontik tedavi ile yapılamamaktadır. Yani, yetişkin bir bireyde üst ve alt çene kemiklerinin birbirlerine veya kafatasının diğer yapılarına göre uyum, büyüklük ve simetri problemleri varsa, bu problemleri sadece ortodontik diş hareketleri ile çözmek mümkün değildir. Bu tip sorunların tedavisi, hatalı konumda olan kemiklere cerrahi müdahale ile yapılır. 

Ortodonti ve çene cerrahisinin beraber uygulandığı bu tip tedavilere ortognatik cerrahi tedavisi adı verilir. Bu tedaviler bir ortodonti uzmanı ve bu konuda uzmanlaşmış bir cerrah tarafından beraber yürütülür.